Anasayfa / Seyahat / Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma ~ Film Eleştirisi

Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma ~ Film Eleştirisi

 

Filmi izlememiş olanlar için spoiler içerebilir.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Efsane. Böyle demeleri çok güldürüyor beni. Ne cüretkâr bir söz; ‘Efsane!’ Bu sıfatı hak edenler kullanmazken, nasıl sadece bir popüler kültür ikonunu bu isimle satışa sunabiliyorlar? Tabii satışa sunulan mal öyle basit ki, sloganı güçlü tutarak satış yapıyorlar. Reklam yaparak, içeriği göz önünde tutarak. Oysa şu kısacık hayatımda izlediğim film, okuduğum kitap sayısıyla ben bile görebiliyorum, ‘uyduruk’ kelimesi bu işlere çok yakışacaktır.
Stephenie Meyer’a saygı duyuyorum evet. Belki de gelecekteki kariyeri için iyi bile yaptı Alacakaranlık serisini yazarak. Roman yazmaya başlamış oldu, ne kadar hızlı yazabileceğini gördü en başından, hepimizin yapmaya çalıştığı bu değil mi? Kendimizi denemek, yapabileceklerimizin farkına varmak… Ve açıkçası ona imreniyorum bile bazen. Tek yaptığı bir rüyasını yazıya geçirmek oldu, hem modern hem mitolojik bir aşk öyküsü yazdı. Ergenler bu aşk öyküsünü öyle hevesle okudular, bu öyküden öyle memnun kaldılar ki, sinema sektörünün para babaları servetlerine servet katmak için uğraşmaya başladı.
Yanlış anlamayın, sinema sektöründe çalışanlara lafım yok burada. Ama hepimizin gördüğü bazı şeyler var. Aynı kulvara bakarsak bile, Francis Ford Coppola’nın Bram Stoker’s Dracula gibi bir vampir kitabı uyarlaması var, ki tüm bu dünyanın başlangıcı sayılabilir Dracula. Uyarlama açısından bakarsak Peter Jackson var önümüzde. Üç ‘kocaman’ kitabın üç kocaman senaryosunu yazdı ve filmlerini çekti. Açıkça söylemek gerekirse öyle çok emek harcanmış bir yapımla Alacakaranlık’ın aynı seviyede görülmesi beni çok üzüyor.
Belki de bu sadece bir pop-ikon olduğu için filmler böyledir, belki de budur sebep. Sadece gelip geçici bir heves olduğunu ‘ben’ kanıtlıyorum. Kitapların hepsini neredeyse çıktıkları gün aldım, şimdiyse vakit öldürmek için okuduğum şeyler haline geldiler. Yine de gelip de geçemeyen milyonlar için filmin kalitesi değil içeriği önemli besbelli. Ki bu sinema sektörünün zeki yönetmenlerinden David Slade, gayet yerinde bir hamleyle, filmi çayırda geçen bir evlilik konuşmasıyla açıyor, hemen ardından ana karakterlerin öpüşüp koklaşması. Yerinde bir hamle çünkü izleyici kitlesi bunu istiyor.
Filmde gözümü tırmalayan çok fazla şey oldu. Örneğin geçişler öyle hızlıydı ki! Kristen Hanım iki kelime söylüyor, herkes neler olduğunu anlıyor. E seyirci anlamadı! Ya kitabı okumadıysam? Öyle az şey söyleniyor ki neye uğradığını şaşırıyor insan. Bir an babasına “Annemden sonra neden evlenmedin?” diye soruyor, bir an sonra bu cinsellik konuşmasına kayıyor. Bir an sevgilisine kur yapıyor, bir an sonra kurt adamın motoruna atlayıp –üstelik korumacı vampiri tam karşılarında!- Kızılderili bölgesine gidiyor.
Bunun yanında filmi kısaltmak amacıyla birçok sahne bir araya konmuş. Örneğin yukarıdaki olay, tamamen farklı zamanlarda gerçekleşen iki olay kitapta. Evet filmi kısaltmak gerekir bazen, o kadar sayfalık kitabı 124 dakikaya sığdırmak zor bir iş. Yine de uyarlama, peki uyarlama, ama bilen sinema izleyicisi hâlâ daha, biraz daha kitaba yakın uyarlamalar yapılsın istiyor. Ya da ben öyle istiyorum.
Filmin Facebook sayfasında şu ana kadar filmi beğenmediğini söyleyen bir ben varım sanırım. Popüler kültür dedim ya. Herkes “Aman Tanrım film harikaydı!” şeklinde yorumlar yazmış. Açıkçası böyle insanların kafasına Tarantino’nun filmlerinin, Yüzüklerin Efendisi’nin falan DVDlerini fırlatmak geliyor içimden. Belki kapağı görüp azıcık merak ederler, film kültürü hazneleri gelişir.

Oyunculuklara gelirsek… Ana kadronun oyunculuğu her zamanki gibiydi. Jackson Rathbone(Jasper Hale) ve Peter Facinelli(Carlisle Cullen) –özellikle ikincisi- yine güzel bir oyunculuk çıkardılar. Ashley Greene’i de katabiliriz bu listeye, onun hem kendi hem karakteri eğlenceli ve doğal. Ama diğer kadro için aynı şeyleri hissetmiyorum açıkçası. Potansiyelleri var, ama hâlâ o kadar iyi değiller, Kristen ve Robert bile. (Ki Robert’ı Harry Potter’da sevmiştim.)
Ana kadro dışında dikkatimi çeken iki genç oyuncu oldu, Jodelle Ferland ve Xavier Samuel. Xavier’in kendi karakterini biraz zorlasa da iyi verdiğini düşünüyorum. Jodelle Ferland’sa daha çıktığı sahnedeki korku dolu yüzüyle sevdirdi kendini bana, gerçekten güzel mimik yapıyor bu kız dedirtti. Bir de onu nereden hatırladığımı çıkaramadım, Silent Hill’de hasta kızı oynuyormuş, Sharon’ı. Silent Hill afişindeki ağzı olmayan kız. O kız iyi yerlere gelecek gibi bir his var içimde.

Filmi izlemek çok bir şey kazandırmayacağı gibi çok kaybettirmez de. Belki sevgilinizle izleyebilirsiniz. En azından belki sohbet ortamında açılır, sizin de bir bilginiz olur, bu böyledir şu şöyledir dersiniz –ben bu ‘birikimimi’ öyle kullanmayı düşünüyorum örneğin. Çok daha iyi çekilebilecek bir filmken, yalnızca piyasaya oynamış olmaları da kötü. Belki hikaye çok heyecanlı değil (vampirin insan sevgilisini başka bir vampir öldürmek istiyor!) ama iyi bir çekimle, iyi oyunculuklarla, iyi bir senaryoyla çok daha zevkle izlenir bir film haline getirilebilirdi, açıkçası bu yönetmenden onu beklerdim. Ama bu konuda bir sınır varsa bu film sınırın çok altındaydı – gerçi Rosalie’nin gelinliği içinde deli deli eski nişanlısına bakması güzeldi.
Son olarak, Alacakaranlık’ı izlediniz ve vampir olayını mı sevdiniz? Gary Oldman’ın Dracula’yı oynadığı, Francis Ford Coppola’nın yönettiği 1992 yapımı Dracula’yı izleyin. Alacakaranlık’ı izlediniz ve karakterleri mi sevdiniz? Şu an üç filmi var, dördüncüsü geliyor, döndürüp döndürüp izleyebilirsiniz. Seriye dâhil 5 kitap var (Bree Tanner’ın İkinci Hayatı), onları okuyun, muhtemelen başka kitap gerekmeyecektir. Tüm bu Alacakaranlık hevesiniz geçtikten sonra da sizi gerçek hayatın diğer büyülerine çekmek için ben buradayım, istediğiniz zaman yol sorabilirsiniz.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!